Bu hafta sonu da düşündüğüm daha doğrusu hayal ettiğim gibi geçmedi malesef. Bazen herşey üst üste gelir de avazın çıktığı kadar bağırmak istersin ya... Ne yazık ki bu durum sadece kendini ve etrafındakileri yıpratmaktan öteye gidemiyor... İşte böyle zamanlarda beni rahatlatan tek şey boyalarım ve fırçalarım. Onlar iyi ki var... Birkaç gündür bir türlü fırsat bulup da bitiremediğim bardak altlıkları sonunda bu akşam bitti. Oldukça basit, kısa sürede sonuç veren bir obje. Ama bardak altlığını çok severim. Evde de gittiğim yerlerden alıp getirdiğim altlıklarım var. Hatta barlardan karton altlıkları bile toplarım hoşuma giderse :) Ama insanın kendi yaptığının tadı da bir başka oluyor canım :)
Şimdi evimin tarzını biraz değiştiriyorum ama yavaş yavaş sindire sindire yapıyorum bunu. Biraz daha vintage ama daha modern, az biraz da retro. Aslında özüme dönüyorum yavaş yavaş... Ama bunca asiliğin arasına bir parça da klasik asalet... Biraz birşeyler çıksın yavaş yavaş paylaşmaya çalışacağım :)
Şimdilik küçük objeler... Güç buldukça büyük parçalara da devam ediyorum elbet... Bu arada atölyede de hali hazırda çift kapılı bir dolap, bir tel dolap ve bir sehpa sırasını beklemekte. Sabahları biraz erken gidip yavaştan onları da yapmaya başladım...
Bazen zorluklarla başınız belaya girse de hayatınızda bir hobi varsa inanın çok daha rahat atlatıyorsunuz... Günlerinizin sorunsuz ve güzellik içinde geçmesi dileği ile...
