Çarpı işi çarpı işi çarpı işi arada bir iki takı, biraz eskiz... Baktım da bloğa son zamanlarda hiç ahşap boyama ile ilgili post girmemişim. Tabi bunun bir sebebi var... Uzuuuun süredir ahşap boyamadığımdan olsa gerek :)
Boynum henüz rahatsızlanmadan önce atölyeye bardak altlıkları gelmişti. Ben de nasılsa yaparım diye almıştım. Aslında hemen de yapmıştım :D Ama tamamen kendi tarzımın dışına çıktığından kaldırmıştım ve de unutmuştum...
Ben fakültedeyken birçok şeyden bir parça öğrendik. Aslında yıllarca bundan şikayet ettim. Çünkü parça parça pek çok şey biliyordum ama bir şeyi tam anlamıyla ve hakkıyla öğrenememiştim. Ya da bana öyle geliyordu. Oysa o öğrendiğim parça parça ama çok konudaki "şey" çalışma ve ahşap boyama konusunda bana çooook faydalı oldu.
Bir de fakültedeyken sanki bir kız meslek lisesi, sanki bir olgunlaşma gibi son derece geleneksel bir eğitim aldık. Bazen kendimi yatılı bir kız okulunda Cumhuriyetin yeni dönemlerinde okur gibi hissederdim. Yanlış anlamayın bu kötü bir şey değil. Sadece zamanında Türk işi motiflerinden, Türk ornamentlerinden, folklorik desenlerden ve de minyatürlerden, ebrulardan, hatlardan v.b bıkmışım... O zaman bu zamandır da mümkün oldukça uzak durmuşum.
2 ay kadar önceydi diplomamı ararken zamanında dosyaladığım bir takım resimler çıktı ortaya. Çini motifleri, eski Türk evlerinin suluboya resimleri, Osmanlı kumaşları... Taaa fakülte yıllarımdan kalma. Bardak altlıklarını da yeni alıp gelmiştim eve. İşte bir şey dürttü demek ki :) Çini motiflerini kullandım. Fazla bir teknik yok üzerinde. Boyadım dekupaj yaptım stencil ve vernik işte o kadar... Sonra da ben bunu niye yaptım ki çini deseni benim evime hiç uymaz en iyisi bunu değiştireyim ben diye düşündüm ancak tam da o sırada boynumdan dolayı hastane ardından St. Petersburg ardından fizik tedavi unutttuuuum gitti...
Oğlumun bebeklik arkadaşı Mert bu hafta Finlandiya'da okul gezisinde. Gittiği yerin adını da biliyordum ama unuttum :/ Annesi çok sevdiğim arkadaşım Yeşim aileye Türk işi birşeyler yollamak istiyormuş ama bir türlü fırsat bulup bakamamış. Benim bardak altlıklarını da görmüştü. Hala duruyor mu diye sordu. Ohoooo ben onları çoktan unutup gitmiştim. Durmaz mı dedim hemen vernikledim. Pazar'ı Pazartesi'ye bağlayan gecenin sabahı Mert ile birlikte Finlandiya'ya uçtular. Yaniiii ben gidemedim oralara ama benim bardak altlıkları gittiler hihihi... Ayaklarını sürümüş olsalar da günün birinde ben de gidebilsem ;)
Şaka bir yana bu sıralar değişik bir yerlere gidesim, değişik şeyler göresim var. Yurt içinde ya da dışında hiç fark etmez... Gezesim geldi anlayacağınız :)
∞