30 Temmuz 2014 Çarşamba
kulağınıza küpe olsun :)
7 Şubat 2012 Salı
öyle bir geçer zaman ki :)
Açıkçası bizim atölyede öyle :) Ece Aymer Craft House'a giriyorum sabah 9:15 gibi, başımı bir kaldırıyorum ki hava kararmış.... Ne ara geçti o saatler anlamıyorum. Bu arada ara ara siparişlerim oluyor. Yukarıdaki çarpı işi takı da son işlediğim. Özlediğim tek şey çarpı işi işlemek oluyor sanırım :) Ama zaman içinde günümü verimli kullanmayı öğreneceğim elbet ;)
Bir de güzel haber: Fakülteden 6 arkadaş seneye karma bir sergi açıyoruz. Gelsin tablolar :) yaklaşık 1 sene içinde minimum 10 tablo bitirmeliyim. Günlerin 48 saate çıkarılmasını talep ediyorum :)
19 Eylül 2011 Pazartesi
Tatlı alır mıydınız?
Çoook eskiden fimo hamurlar yeni çıktığında epey bir süre onlarla oyalanmıştım. Moskova'daydım o zamanlar. Pekçok sanat malzemesinde olduğu gibi fimo hamurları da çok ucuza alıyordum. O dönem takılar yaptım, kaseler kapladım.Sonra birden bire sıkıldım ve fimo hamuru unuttum :)Geçen sene bu mini minnacık donatları, pastaları, cupcake'leri gördükçe yeniden hamuru elime almayı planlıyordum ama bir türlü olmamıştı. Bugün ha gayret deyip son Moskova gezimde aldığım sınırlı sayıdaki hamuru da önüme dizip işte bunları yaptım. Her biri yaklaşık 10 kuruş büyüklüğünde... Çok zevkliydi :D Yarın acilen yeni hamurlar alınacak... :)
Şimdilik bunları da hediye edeceğim. Bir kısmı kızımın arkadaşlarına gidecek. Bir kısmı da iki sevdiğim arkadaşımın bıcırık kızlarına :)

15 Haziran 2011 Çarşamba
Yaza cıvıl cıvıl merhaba...needle lace earrings
8 Haziran 2011 Çarşamba
Sen neymişsin Vintage

Bir modadır gidiyor, herkes eskilerini sandıklardan çıkarıyor. Yeniler bile eskiye benzetiliyor. Şikayetçi miyim? Asla... Çok eskiden beri ben zaten severim bu işi ama herkes beni yadırgardı, şimdi beni yadırgayanların üzerinde anneannelerinden kalma danteller :) Hayat işte ;)
Eh dedim napalım madem moda biz de girişelim bir şu işe... Hafta sonu kendime yeni ciciler yaptım :) Malzemeleri çok önceden Pasaj'dan almıştım çok cicilerdi ama bir türlü elim varıp da yapamıyordum. Sonunda hayat buldular ;)



11 Ocak 2011 Salı
14 Kasım 2010 Pazar
Deli deli kulakları küpeli

Küpe, küpe, küpeler... Sanırım en sevdiğim aksesuar küpe. Her ne kadar bu sıralar boynumdan çıkarmadığım Atatürk imzası şeklindeki kolyemden vazgeçemesem de, fotoğraftaki üç küpemi çok seviyorum. Ortadaki püsküllü olan benim tasarımım. Diğer ikisi Moskova'da bir antika fuarından aldıklarım. Nostaljik görünümleri çok hoşuma gidiyor.
Bu bayram ne giysem diye düşünüyordum, bu küpelere uygun kıyafet seçmeye karar verdim...
Fotoğraf diğer blogumdan alıntıdır.
9 Kasım 2010 Salı
Akuamarin

Akuamarin latincede “denizin suyu” anlamına gelir. Akuamarin su gibi duru ve parlak bir görüntüye sahiptir. Eski Yunanlılar’da saflığı, berraklığı ve açık görüşlülüğü temsil ederdi. Evliliği karuması ve sevgiyi ayakta tutması için kullanılırdı. Rengi nedeniyle denizciler tarafından uğurlu sayılmış olan bu taşın, kahinler tarafından geleceği gördüğüne de inanılır, bu nedenle “kahin taşı” diye de adlandırılır. Vücudun hormon dengesini sağlayan hipofiztiroid bezlerini düzenler ve dolaşım bozukluklarını düzenler. Solunum yollarına etki eder ve eklem, bopğaz ağrılı basit soğuk algınlıklarına, bronşit ve hafif astıma iyi gelir. Mümkün oldukça tene temas edecek şekilde taşınmalıdır. Gece boyunca hematit taşı olan bir kaba konarak pozitif enerji yüklenir. Arada güneş altında tutulmalıdır.
Burçları: Kova ve İkizlerde kişisel ilişkileri güçlendirir, Terazi ve Balığa açık görüşlülük verir.
Ve... Bu da benim sandığımdaki akuamarinim. Bu rengi seviyorum, yani mavinin bu tonunu... Altın rengiyle de birlikte pek hoş oluyor.
yıl 2006







