2 Ekim 2013 Çarşamba

Hepinize çok teşekkürler...

yagdanlik

Geçmiş olsun dilekleriniz yüzünden mi nedir bilemiyorum bugün ayak parmağım hiç sancımadı :) Eminim pozitif enerjiniz taaaa bana kadar geldi... Çok ama çok teşekkür ediyorum güzel dilekleriniz için. Bu arada Nilgün hanımcığım :) nazara çok inanırım ;)
yagdanlik

Efenim bu yağdanlık mı desem tereyağlık mı desem... siz koyun adını :) çok severek yaptığım bir çalışmam oldu. Geçenlerde (henüz ayağıma kapak düşmeden önce) migrosta indirimli ürünler reyonunda görüp aldığım cam birşeydi bu. Baktım evirdim çevirdim ve daha kasadan çıkmadan proje kafamda belirmişti. Hoş bu inek desenini eminim çoğunuz biliyorsunuzdur. Bir aralar pek meşhurdu... Hatta galvanizlerere çok yapılıyordu. Ama konu tereyağ olunca bence cuk diye oturdu :) Hatta atölyeden Sevil'in de pek hoşuna gitti fikir ve o da yaptı. Fotoğraftaki ballığa gelince... Canım Elif'imle birlikte Moskova'dan almıştık. Çok ama çok seviyorum. Hatta Moskova'dan dönerken onu kargoya vermemiş yanımda kendim getirmiştim :)
yagdanlik

Kaygan yüzey boyası enamel ile 3 kat beyaz boyadım ve yetti :) Genelde beyaz camda en az 5 kat ister ya, 3 kat yetince pek sevindim. Çünkü ayağım havada yatarken boyadım :) Sonra da yine ayağım havada kucağıma aldım tepsiyi, hamurlarını yaptım yapıştırdım. Ama bence bunu güzel kılan üzerine sürdüğüm sır vernik. Hem seramik havası verdi hem de yıkanabilir bir hale getirdi...

İşte böyleeee.... hastalık, sakatlık vız gelir tırız gider arkadaşlar ve de ben boş du-ra-mam... aaa bu arada aramızda kalsın ama vestiyerim de pek güzel oluyor. Ama biraz daha zamanı var ;) Şimdilik öpüldünüzzzz....

1 Ekim 2013 Salı

sev, düşle, gül, çalış, hayal et...

Untitled


Bu sıralar başımızda bir takım kara bulutlar var ya haydi hayırlısı... Cumartesi gecesi kızım masadan kalkarken ayağı takıldı ve düştü. Başını ve kulağını kalorifere çarptı. Dizini de yere... Kulağındaki küpe sürtününce kulağı yırtıldı :( Soluğu acilde aldık tabi... Röntgen falan temiz çıktı allahtan. Kulağını da iyice yapıştırıp bantladılar. Tabi baş ağrısı da çok oldu yavrumun. Gece üçe kadar uyutmadım. Takip ettim. Şükür ki baş ağrısı da azaldı, baş dönmesi ya da bulantı da olmadı...

Tam onun şokunu atlatamadan ertesi gün ben dolap kapağı düşürdüm ayağıma. Girişteki vestiyeri boyuyorum da... Kapağını çıkardım, boyadım, çabuk kurusun diye balkona çıkarıyordum ki tam köşeden ayağıma düştü :( Acıdan bir süre sesim kısıldı. Hemen buz koydum, şişmedi ama tırnağımın altında morluk oluştu. Baktım parmağımı kıvırabiliyorum kırık olmadığına karar verip bir de üşengeçlikten doktora gitmedim :/ Ama ertesi gün sabah feci bir sancıyla uyandım. Neyse dedim azalır. Biraz da azaldı hakikaten ve işe gittim. Ama akşam aynı sancı artarak geri geldi. Biz yine acilin yolunu tuttuk tabi. Röntgen çekildi kırık çıkık yok ama ciddi bir ezilme var. Bugün atölyede derste tek tek basarak bade süzerek gayet güzel dersimi yaptım ama saat üçe geldiğinde yine sancıdan duramıyordum :( Ece sağolsun ne duruyorsun eve git deyince paşa paşa geldim eve (ben patron sözü dinlerim :P), şimdi de ayağımı diktim havaya bunları yazıyorum...

Bu kalas panoları da aylar önce yapmıştım ama atölyeden bir türlü getirememiştim. Sonunda hafta sonu getirip yerine koydum... Bol bol mum eskitme ve yağlıboya eskitme var elbet. Üzerindeki yazıları da karbon kağıdı ile geçirip içlerini boyadım...



Untitled

24 Eylül 2013 Salı

Mer = Deniz...

mer


Yazla birlikte bu çarpı işim de ancak bitti... Ankara bir soğudu ki sormayın... Hani pastırma sıcağı? Neyse ben de buna bakar bakar ısınırım :D Yastık mı yapsam acaba? DMC Mouline iplikler, DMC 27ct linda kumaş...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...